EMDR İLE ANILARIN ESARETİNDEN KURTULABİLİRSİNİZ!
 

Yaşadığımız bazı olayların ağırlığını, aradan geçen onca yıla rağmen hissetmeye
devam ederiz. Öyle ki hatırladığımızda bazen bir resim canlanır, olayı hala yaşıyormuşuz gibi
canlı ve nettir bu resim, bazen aynı olumsuz duyguyu yoğun bir şekilde hissederiz ve/veya
rahatsızlık veren beden duyumunu… Yaşanan bu olaylar, büyük yaşamsal değişiklikler (örn;
yaralanma, ciddi hastalık, başkasının yaralanmasına şahit olmak, sevilen birinin kaybı, göç,
iflas, vs… ), kazalar, doğal afetler, fiziksel ya da cinsel saldırı, ihmal edilme yaşantıları,
aşağılanma, dışlanma yaşantıları, savaşlar vb. olabilir.

 

Bu olaylar bazen tetikte olduğumuz, yaşanan olayla ilgili düşüncelerin, resimlerin
aniden ve kontrolümüzde olmaksızın aklımıza geldiği, kabuslar gördüğümüz, olayı hatırlatan
uyaranlardan, kişilerden, yerlerden uzak durmaya çalıştığımız, tahammülsüz ya da öfkeli
hissettiğimiz, konsantrasyon sorunları yaşadığımız, depresyon, anksiyete, panik tepkileri
yaşadığımız, içe kapandığımız TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) belirtilerini
yaşamamıza neden olur. Yaşadığımız olaylar sonucu TSSB belirtileri yaşamasak da, olayla
birlikte aldığımız kararlar, kendimizle, diğer insanlarla ve ilişkilerle ilgili edindiğimiz
önyargılar, varsayımlar ve kurallar olaydan çok sonra bile hayatımıza yön vermeye devam
ederler. Yaşadığımız diğer olayları da gerçekçi olup olmadığını fark etmeden aynı önyargılar,
varsayımlar ve kurallar perspektifinden değerlendiririz.

 

1980’lerde ortaya çıkan bir terapi olan EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma
ve Yeniden İşleme), nasıl ağır bir yemek yediğimizde midemiz bunu hazmetmekte zorlanırsa,
duygu yükü ağır bir olay yaşadığımızda beynimizin de olayı hazmetmekte zorlandığını,
sindiremediğini varsayar. Ayrıca bu kadar yoğun duygu yaşadığımız bir durumda, gerçekçi
değerlendirmeler yapmaktan da uzağızdır. EMDR’ye göre rahatsızlıkların, olumsuz duygu,
düşünce, davranış ve kişilik özelliklerinin arkasında uyum bozucu, işlev bozucu, işlenmeden
ve izole şekilde depolanmış bu tür anılar yatar. Kişinin kendisi ile ilgili olumsuz inançları
olumsuz duygusal tepkileri ve olumsuz somatik tepkiler, problemin kendisi değil, geçmişte
yaşanan ve sindirilemeyen olayların bugünkü dışavurumlarıdır. Bu olumsuz inanç ve
duygulara yol açan işlenmemiş anılar şimdiki zamandaki olaylar tarafından tetiklenmektedir.
EMDR, göz hareketleri, dokunsal vuruşlar ve/veya sesle yapılan çift yönlü uyarımla
beynimizin bu olayları hazmetmesini yani bilgiyi işlemesini sağlar. Böylelikle hem olaya
karşı duyarsızlaşır ve hissettiğimiz olumsuz duygu yükünden kurtulur, özgürleşiriz hem de
olayla ilgili, hayatımızın diğer alanlarını da etkileyen çıkarımlarımızı gerçekçi bir hale

getiririz. EMDR terapisi ile sadece semptomlar ortadan kalkmaz aynı zamanda, kişinin
kendisiyle, dünyayla ve ilişkilerle ilgili olumsuz önyargılarını değiştirdiğinden, kişinin olumlu
ve daha gerçekçi inanç ve duygular geliştirmesine, işlevsel davranışlar gösterebilmesine
katkıda bulunur; daha sağlıklı ve mutlu olmasını sağlar.

 

Çalışılmaya karar verilen travmatik anılar, 2- 3 seanslık değerlendirme ve hazırlık
süreci sonrasında işlenmeye başlanır. EMDR seanslarının 90 dakikalık sürelerde yapılması
önerilir. Böylelikle daha ilk seansta çalışılan anının en rahatsızlık verici boyutu yeterince ele
alınabilir ve seans aralarında hissedilen rahatsızlık düzeyinin daha düşük olması sağlanabilir.
Sorunların ne türde olduğu, yaşam koşullarınız, geçmiş travmalarınızın niteliği, sayısı, şiddeti
EMDR terapi sürecinizin kaç seans süreceğini belirler. Tekil travmalar birkaç seansta hatta
şiddeti çok yüksek değilse tek seansta bile hallolabilir. Basit bir fobi, eğer başka semptomlar
eşlik etmiyorsa 3-5 seansta tamamen ortadan kalkabilir. Ancak hayati tehlikesi olmayan ama
sürekli yaşanan dışlanma, kronik ihmal gibi temel korku ve ihtiyaçlarla ilgili travmaların daha
uzun süre çalışılması gerekmektedir. Bir anıyı ele almak benzer türde üzerinde çalışılmamış
anıları da olumlu yönde etkilediğinden dolayı geçmişte yaşanan her travmayı tek tek ele
almak gerekmemektedir. Genel olarak EMDR terapisinin kısa süreli bir terapi yaklaşımı
olduğu söylenebilir.

 

EMDR, kaygı bozuklukları (panik bozukluğu, fobiler, travma sonrası stres bozukluğu,
yaygın anksiyete bozukluğu, performans kaygısı), depresyon, ağrı rahatsızlıkları, migren,
bağımlılık, cinsel ve/veya fiziksel taciz, yeme bozuklukları, kişilik bozuklukları, komplike
yas gibi sorun alanlarında kullanılmaktadır.